Nörolinguistik Programlama (NLP) Nedir?

Nörolinguistik Programlama (NLP) Nedir?

Sinir sistemimiz programlanabilir mi? Önceden belirlenmiş amaçlar için bir beyin tasarlayabilir veya çıktısını alabilir misiniz? Kişilerin eksik kalan yönleri, geliştirmek istediği ama geliştiremediği özellikleri bir programlama işlemiyle geliştirilebilir mi? Zaman zaman insanlar tarafından merak edilen ve sorulan bu sorular, hala daha cevaplanabilmiş değil. Ama bu sorular teoriler kuramlar düzeylerinde de soruldu ve bir yanıt da üretilmeye çalışıldı. Gelin görün ki bu yöntem mevcut nörolojik tezlerle uyumsuz kaldı ve pek çok bilim insanı çevresi tarafından sahte bilim kategorisine alındı. 

NLP Nedir? Yenir Mi?

İlk paragrafta sorduğumuz soruyu soran ve buna bir yöntem geliştirdiklerini ileri süren bilim insanları, Richard Bandler ve John Grinder isimli ABD’li iki kişi. Bunlardan ilki bir kişisel-gelişim kitabı yazarı, ikincisi ise dilbilimci ve mülk danışmanlığı yapan biri. Ortaya attıkları Nörolinguistik Programlama (Neurolinguistic Programming) tezine göre insan sinir sistemi ile insanların bin yıllardır ürettikleri dillerin yapısında paralellikler vardı. Yani insanların sinirsel rahatsızlıkları, yeteneklilikleri, başarısızlıkları bir dizi nörolojik hareket kalıbına dayalıydı. 

Bu iki teorisyen, oluşturdukları NLP yöntemiyle bu sinirsel bağlantıların, iç ilişkilerin değiştirip programlanabileceğini söylediler. Bu yolla insanlar eksik kalan yeteneklerini geliştirebilir; soğuk algınlığı, alerji gibi durumlara bağışıklık “yaratabilir” ve depresyon, anksiyete gibi psikolojik bozuklukların üstesinden gelebilirlerdi. Tek gereken şey, başarılı ve bu gibi problemleri aşabilmiş bazı üstün yetenekli bireylerin nörolojik yapılanmasının taklit edilmesi ve eksikliği olan insanların sinir sisteminin de bu modellere göre planlamasıydı. 

Maalesef Gol Değil...

NLP, çeşitli psikoterapi kurumları, kişisel gelişim çevreleri tarafından benimsendi. Bu yönteme dair büyük seminerler yapılıp eğitimler düzenlendi. Fakat maalesef gelin görün ki bu bilim insanlarının, bilimsel yöntemin süzgecinden geçmekte başarılı olamadı. Bilinir ki bilimsel yöntem, şeylerin nasıl işlediğine dair bir “deney” ve sonra bunların akli yöntemlere başvurularak “gözlem”lenmesi, analiz edilmesine dayanıyor. NLP teorisyenleri ve savunucuları, bu alanı tatmin edebilecek ne bir deney ne de herhangi bir gözlem sunabildiler. Dolayısıyla Nörolinguistik Programlama da astral seyahat, reiki, homeopati gibi sahte bilim olarak anılan çeşitli yöntemler kategorisi içine girdi.

Buradan ne anlamak gerekir? Yeni tür tedavi yöntemleri, metotlar bulunmasını bilim insanlarına veya belirli çevrelere mi bırakmak gereklidir? Kesinlikle öyle değil. Bilimsel yöntemler herkes içindir, tüm insanların bu yöntemi kavrayabilecek ve kullanabilecek zekası vardır. Fakat bu yöntem öğrenilmesi ve yolundan yürünmesi gereken bir yöntemdir. Herkes herkese çok iyi gelebilecek bir takım fikirler bulabilir ancak, bu fikirlerin gerçek yaşama herkes için, her durum için uygulanabilmesi için bilimsel yöntemlerin süzgecinden geçmesi gereklidir.